Seni sevmek nasıl bir şey biliyor musun? Ölmek gibi sürüne sürüne, Yeğlemek gibi şerefsizce anılmayı Ya da yıkılmak boylu boyunca, bin kere, milyon kere, Ah seni sevmek nasıl bir şey bilir misin? Her gün günde en az iki kere düşmek demek, delicesine, Delirmişçesine ahlar çekmek demek, Kalpten çıkmaz bir hançeri taşımak demek yıllarca, Belki bir gün yerinden çıkar o hançer ama yarası asla kapanmaz demek, İşte böyle seni sevmek, Delice delirmişçesine haykırmak, Sürüne sürüne, yalvarmak demek, Alaycı kahkahaların arasında ölmek demek, Ah seni sevmek, seni sevmek varya, Ölüm demek, yaşarken ölmek, Ama seni sevmek yine de ben de sevdim diyebilmek demek, Asla bir daha aptalca sevmemek demek, Asla birini incitmemek demek, Ya da incitmekten ölmek kadar korkmak demek, İşte bu seni sevmek, ilk ve en derince bir yara almak ve İkincisinden korkmak korkusundan bin kez ölmek demek, Sevememek bir daha asla eskisi gibi sevememek demek, Ah işte seni sevmek bu demek, Bitmiş bir sayfanın tıkırdayan sesleri arasından Ahlı vahlı ağlayan bir genci duymak demek, Gecenin bir yarısı sen de nerden çıktın demek, Ya da en güzel anında bir ah gibi içine oturmak demek, Tıkalı kalmış hevesler, neşeler, hayaller bu gece bitsin; eskisi gibi ışıltılı güzel günlere başlayalım ne olur demek, İçinden yine de her şeye rağmen Doğru olanın bu olduğunu, ayrılmak olduğunu bilmek Bir daha isteyememek demek sevilmeyi ve sevmeyi, Kahrolası zindanlara ıslah olmuş halde geri dönmek demek, Kimseye öfkelenememek ve duygulanamamak demek, delirmek kısaca Ya da bitmek bir son gibi filmde ama hayır asla bitememek, Seni sevmek, ah işte seni sevmek bu karanlıkta, Ağlar halde üşümek bu odada ya da dişlerini sıkıp ölmeyeceğim demek, Ama bunu derken yaklaşan ölümü hissetmek demek, Of… Oflayınca geçiyor acısı, geçer mi hep oflasam diner mi acısı Diye medet ummak demek, da sevgisi ateş halindeyken Etten yüreğine canlı canlı bastırmak demek, Bir süre sonra acımaz, kış soğutur diye düşünmek demek Mümkün olsa yeniden, bin kez, yüz bin kez katlanmak demek bu acılara, Onca acıların arasından sanki cımbızla güzel anları toplamak demek, Güzel anları abartıp da bin kez yaşamak demek, İşte cennetim bu anlarda gizlidir, İşte bana verdiğin sadece budur aslında diye düşünmek demek, Seni sevmek, ah delice, delirmişçesine asla demek, asla..! Ve yeniden başlamak her şeye ve her şeye rağmen! Yıkılmadan yoluna devam etmek demek, Harabe bir evde yaşamak demek artık Kalbim evimdir! Evimse bir harabe artık, işte o artık bir garip misafirhane, Herkese açıktır kapım ne de olsa örtemem her yanımı, Yıkık anılarınla ortalığa dimdik çıkabilmek demek, Ey sevgili sakın yıkılma, İşte seni sevmek yıkıntılarla da olsa ayakta kalabilmek demek.
Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün dahada coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.
Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.
Sus gönlüm. Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı, seni durdurmazdım… İnan bana… Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez, çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…
Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…
Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar. Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar, ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus…
Sus gönlüm. Onun geleceğini görünceye kadar. Acının bala dönüştüğünü fark edinceye kadar. Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.
Sus gönlüm. Sebepler var edilinceye kadar. Bahaneler oluşuncaya, birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.
Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun, sabrın olsun. Her susuşun, duan olsun. İçten yakarışının adı olsun, susuşun. Bekleyişinin. Umut edişinin, inancının, sevdiğinin vurgusu olsun, susuşun…
HATIRLARMISIN SEVGİLİNDEN AYRILDIĞIN GÜNÜ. HATIRLARMISIN TERKEDİLDİĞİN O İLK GECEYİ, KALBİN YERİNDEN FIRLAYACAKMIŞ GİBİ, HERŞEYE İSYAN EDEN TAVRIYLA ATARKEN, GERİ DÖNMESİ İÇİN, AYAKLARINA KAPANACAK KADAR KÜÇÜLMÜŞKEN, HATTA DAHA İLERİ GİDİP , ONUN GEÇTİĞİ YOLLARI ÖPMEK İSTEDİĞİN O ANLARI HATIRLA. SEVİLMEDEN SEVDİĞİN O GÜNLERİ, AKLINDAN BİR BİR SİLİP ATMAK İSTEDİĞİNİ, YENİ BİR AŞKA KOLLARINI YIRTILANA KADAR AÇMAK İSTEDİĞİNİ VE BU AŞKTA YAŞAYAMADIKLARINI YAŞAMAK, UMUTLARINA KAVUŞMAK VE YAŞANAN TÜM ACILARI UNUTMAK İSTEDİĞİNİ, ŞİMDİ ÂŞIK OLMUŞKEN ONU KAYBETMEK İSTEMEDİĞİNİ, MAVİ DÜŞLERE DALMIŞKEN UYANMAK İSTEMEDİĞİNİ, ARTIK BEKLEMEK İSTEMEDİĞİNİ, İŞTİ TAM BUNLARI BULMUŞKEN VE BUNLARI KAYBETMEMEK İÇİN ŞİMDİ HAYKIR SENİ SEVİYORUM VE HAYKIRIYORUM AŞKI YARATAN BENİM SEVGİLİM…
ATATÜRK’ÜN, Samsun'a çıkıp milli mücadeleyi başlattığı ve daha sonra Türk gençliğine armağan ettiği 19 Mayıs 1919 gününün 88'inci yıldönümü coşkuyla kutlandı.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla Anıtkabir'i ziyaret ederek mozoleye çiçek bıraktı. Mozolenin önünde dua eden bir vatandaş duygulanarak gözyaşı döktüler.
Ulusumuza aydınlanma çağının kapılarını açan bu anlamlı günde Türk gençliğine armağan ettiğin bayramı coşku içinde kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ulusumuzla bizlikte tarih önünde büyük bir destan yazarak kazandığınız Kurtuluş Savaşı ve kurduğunuz Cumhuriyet, şanlı bayrağımızın yurdumuz üzerinde özgürce dalgalanmasını, genç Türkiye'nin çağdaş dünyada hak ettiği yeri almasını sağlamıştır.
Türk Ulusu gerçekleştirdiğiniz devrimlerle bağımsız bir ülkede onurlu bir yaşam sürebilmenin temel hak ve özgürlüklerini demokratik bir ortamda kurabilmenin, yarınlara güvenle bakabilmenin kıvancını duymaktadır. Varlığımızın sonuna kadar korunabilmesi, Türkiye'nin uygarlık yolunda duraksamadan ilerleyebilmesinin temel unsuru Cumhuriyetin yeni eserlerle yüceltilmesi, değiştirilemez nitelikleri ile korunması ve yaşatılmasıdır. Cumhuriyeti yaşatmaya ant içmiş ilke ve devrimlerinizi.
Çağdaş yaşamı gönülden benimsemiş Cumhuriyetin sağladığı kazanımların bilincinde olan Türk gençliği bu konudaki en büyük güvencemizdir.
Cumhuriyetin devrimci ve aydınlanmacı ruhunu ilk günkü coşkusuyla sürdürmeye karalı olan Türk gençliği ilke ve devrimlerinizin yol göstericiliğinde öngördüğünüz çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için özveriyle yorulmadan ve tüm gücüyle çalışacaktır.
Aydınlık düşünceli Türk gençleri kendilerine duyduğunuz güvene layık olmak için hiçbir özveriden kaçınmayacak bıraktığınız emaneti her koşulda koruyarak sonsuzluğa taşıyacaktır. Türk Ulusunun her yaştan ferdiyle ortaya koyduğu kararlılığın önünde hiçbir güç duramayacak kimse Türkiye'yi çağdaşlaşma yolundan döndüremeyecektir.
Bu büyük günde yüksek anınız önünde saygıyla eğiliyor, ulusça bağlılığımızı yineliyor sizi büyük bir özlem, gönül borcu, saygı ve sevgiyle anıyoruz”